(2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, 6001 sayılı Kanun ve Uygulama Genelgeleri Çerçevesinde)
Kamulaştırma işlemleri çoğu zaman yalnızca taşınmazın bedelinin ödenmesi ve tapuda tescil işlemiyle sınırlıymış gibi algılansa da, uygulamada süreç bununla sona ermemektedir. Kamulaştırmadan vazgeçilmesi, kamulaştırılan taşınmazın geri alınması ya da taşınmazın kamu idareleri arasında devredilmesi gibi durumlar, hem idareler hem de hak sahipleri açısından önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Bu yazıda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile 6001 sayılı Kanun hükümleri birlikte değerlendirilerek, uygulamada en sık tereddüt yaşanan bu üç konu özet ve sistematik bir şekilde ele alınmıştır.
Kamulaştırmadan Vazgeçme
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, idare kamulaştırma sürecinin her aşamasında, kamu yararının ortadan kalkması veya ihtiyacın değişmesi hâlinde kamulaştırmadan kısmen veya tamamen vazgeçebilir.
Ancak kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açıldıktan sonra vazgeçilmesi durumunda, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin idare üzerinde bırakılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle vazgeçme kararlarının, özellikle yargı süreci başladıktan sonra, hukuki ve mali sonuçları gözetilerek alınması gerekmektedir.
Geri Alma Hakkı (2942 sayılı Kanun m.23)
Kamulaştırma Kanunu’nun 23. maddesi ile, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmaması hâlinde eski malike veya mirasçılarına geri alma hakkı tanınmıştır.
Bu hakkın doğabilmesi için temel olarak;
- Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde taşınmazın kamu yararına tahsis edilmemiş olması,
- Taşınmazın kamulaştırma amacı doğrultusunda fiilen kullanılmaması
gerekmektedir.
Geri alma hakkının kullanılması hâlinde, eski malik tarafından kamulaştırma bedelinin ve kanunda öngörülen faizinin idareye ödenmesi şarttır. Ancak bu düzenleme, tüm idareler bakımından sınırsız şekilde uygulanmamaktadır.
Karayolları Genel Müdürlüğü Bakımından Geri Alma Hakkının Sınırlandırılması
(6001 sayılı Kanun m.22)
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 22. maddesi ile, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırmalar bakımından, 2942 sayılı Kanun’un 23. maddesinin uygulanmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Bu düzenleme ile;
- Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yol, otoyol, bağlantı yolları ve bunlara ilişkin sanat yapıları için kamulaştırılan taşınmazlarda,
- Taşınmaz uzun süre fiilen kullanılmasa dahi,
- Eski malik veya mirasçıları açısından geri alma hakkı doğmamaktadır.
Yargı kararlarında da, karayolu projelerinin uzun vadeli ve aşamalı nitelik taşıdığı, kamulaştırılan alanların ilerideki genişletmeler ve güvenlik ihtiyaçları için kamu yararı kapsamında değerlendirildiği kabul edilmekte; bu nedenle 6001 sayılı Kanun’un 22. maddesinin özel kanun niteliğinde olduğu vurgulanmaktadır.
Kamu İdareleri Arası Devir (2942 sayılı Kanun m.30)
2942 sayılı Kanun’un 30. maddesi, bir kamu idaresine ait taşınmazın başka bir kamu idaresi tarafından kamu hizmeti amacıyla kullanılmak istenmesi hâlinde uygulanacak usulü düzenlemektedir.
Bu kapsamda;
- Taşınmazın maliki olan idare ile talepte bulunan idare arasında anlaşma sağlanamazsa,
- Uyuşmazlık Danıştay tarafından kesin olarak karara bağlanır.
- Devir işlemleri kural olarak bedelli olup, bedel konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde yargı yoluna başvurulmaktadır.
Bu madde, klasik kamulaştırmadan farklı olarak, kamu idareleri arasında kamu hizmetinin sürekliliğini esas alan özel bir mekanizma öngörmektedir.
Tapu Uygulaması ve Genelgelerin Önemi
Kamulaştırmadan vazgeçme, geri alma ve idareler arası devir işlemleri, tapu sicilinde yapılacak tescil ve terkin işlemleri nedeniyle uygulamada teknik sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Kamulaştırma Uygulamaları Genelgeleri, kanun hükümlerinin sahada yeknesak şekilde uygulanmasını sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Kamulaştırma süreci, yalnızca taşınmazın bedelinin ödenmesiyle sınırlı olmayıp, sonrasında vazgeçme, geri alma veya idareler arası devir gibi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle Karayolları Genel Müdürlüğü bakımından, 6001 sayılı Kanun ile geri alma hakkına getirilen sınırlama, uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıkların temelini oluşturmaktadır.
Bu nedenle her somut olayda, kamulaştırmanın dayanağı olan mevzuatın birlikte değerlendirilmesi ve özel kanun hükümlerinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.